Kocamın Arkadaşıyla Tatilde

dım Emine… 29 yaşında, ,alımlı, 169 boyunda 55 kiloda oldukça güzel, 6 yıllık evli bir ev kadınıyım. Eşim Akınla evlenmeden 2 sene çıktık ve o zamanın şartlarına göre evlenmeye karar verdik. Eşim 30 yaşında, muhasebe bürosu var ve oldukça yoğun çalışıyor. Ben evlenmeden 2 sene sekreterlik yaptım bir şirkette, o vesile ile tanıştık zaten…Eşimle yaklaşık dört sene hiç doğru dürüst ne bir tatile gittik ne de eğlenebildik, balayı bile yapmadık. Daha çocuğumuz yok ama ben yalnızlıktan bunalmaya başlamıştım. Eşime artık kendimize biraz zaman ayırması gerektiğini, sıkılmaya başladığımı söyledim. Aslında eşim sekse çok düşkündü ilk zamanlar ama işi onu benden koparmaya başlamıştı. Bu durumu ona anlattım ve hak verdi.“Seninle tatile gidelim..” dedi. Kararı verdik artık gidecektik “Bodruma gidelim” dedi “Neresi olursa olsun… Seninle baş başa kalalım da…” dedim. Tam iki günümüz kalmıştı ki eşimin çok samimi olduğu arkadaşı Özcan ve eşi geldiler bize, epeydir de görmüyorduk. Onlarla konuşurken tatile gideceğimizi falan söyledik. Onlar da tatile gideceklerini, Özcan’ın babasının yazlığı olduğunu, istersek onlarla beraber gidebileceğimizi söylediler. Aslında çok iyi olurdu ama benim işime gelmemişti doğrusu… Çünkü tatilde istediğim gibi yaşayacak, istediğim gibi giyinecek, istediğimi yapacaktım. Onlar varken bunları yapamazdım. İyi tarafı ise otel parasından kurtulacak, bedavaya kalacaktık. Nereden baksan dünyanın parası tutardı iki haftalık tatil…“Biz düşünelim yarın ararız sizi…” dedik.O akşam çok konuştuk eşimle… Eşim de benimle aynı fikirde idi ama işin ekonomik boyutu ağır bastı ve onlarla gitmeye karar verdik. Eşim bana o akşam nasihatler vermeye başlamıştı. Özcan’a karşı dikkatli olmamı istedi. “Bizim de onlarla gelmemizin tek sebebi, büyük bir ihtimal sensin Emine…” dedi. “Anlayamadım? Nasıl yani?” dedim. “Özcan’la daha önce konuşurken -sen çok şanslısın, eşin çok güzel bir kadın, bayılıyorum ona, kıymetini bil- falan filan diye laf çarpmıştı..:” Kulaklarıma inanamıyordum, şok olmuştum,“Eee? Sen ne dedin? ” “Ya, içki muhabbeti işte… O kafayla sana iltifatları için teşekkür edip onun karısının da çekici bir kadın olduğunu söyledim, o da bana teşekkür etti. Sonradan, ertesi günü kafama dank etti konuştuklarımız…” “Siz ikiniz oturup birbirinizin karısına gıyabımızda kompliman mı yapıyorsunuz? Bunu bana daha önce neden söylemedin?” “Gerek duymadım karıcım, nasılsa artık sık sık görüşemiyorduk…” “Ee, bu kadar mı konuştunuz peki? ““Ya dedim ya, sarhoş kafa… Başladı karısından şikayet etmeye… Yok, her istediğinde vermiyormuş da… Aleti büyük diye kaçınıyormuş da… Yok, memeleri küçükmüş de… Seninkiler daha gösterişliymiş de… Kalçaların, bacakların, bütün vücudun orantılı, güzelmiş de… Ben de o konuştukça hoşuma gitti, beni nasıl mutlu ettiğini, her gün sevişmeden duramadığımızı falan filan anlattım işte… Herif seni öyle methetti ki, yanımda olsaydın oracıkta üstüne atlayacaktım valla…”“Terbiyesiz utanmazlar sizi…” dedim gülerek… Bir yandan şaşırmıştım ama biraz da duyduklarımdan etkilenmiştim. Birinin beni beğenmesi ve özellikle sarhoşken de olsa bunu kocama söylemesi beni heyecanlandırmıştı. Ama yine de tedbiri elden bırakmamak için, “İstersen onlarla gitmeyelim canım… Baksana, adam ne malmış, benim hakkımda nasıl konuşmuş… Ya bana orada asılırsa?” dedim. “Hem ben özgür olmak istiyorum. Bunaldım buralarda… Onların yanında açılıp saçılamam. Hep hayal kurmuştuk, yarı çıplak dolaşıcam, en mini bikiniler, şortlar giyicem diye…” “Biliyorum canım… Sen kendini kısıtlama, istediğin gibi giyin. Nasıl olsa yanında ben olduğum sürece sana bir şey yapamaz. Seni yalnız bırakmamaya çalışacağım. Ama yalnız olduğunda da sen kendini idare et, fazla laflama, sokulma… Ama istediğini giyebilirsin, hatta iyice açıl ki, güzel kadının nasıl olduğunu anlasın pezevenk, azsın dursun…” Şaşırmıştım, “Sen neler söylüyorsun Akın?” dedim. ”Sen boş ver, moralini bozma, biz eğlencemize bakar, tatilimizi yaparız.” Ben iyice etkilenmeye başlamış, bu olaydan heyecan duymaya başlamıştım. Azmanın biri ile hem de eşimin en yakın arkadaşı ile birlikte yarı çıplak ailece tatil yapacağız. Eşimi aldatmak hiç aklıma gelmemişti ama yine de ıslanmaya başlamıştım. Hele o kocama söyledikleri… Aleti büyükmüş de, karısı kaçıyormuş da… Ne kadar büyüktü acaba?O akşam eşimle müthiş bir birleşme yaşadık. Kendimi olanları düşünmekten alamıyordum. Ne kadar katı kurallarım olsa da o akşam sevişmemizde fantezimde Özcan’ı düşünerek eşimi aldatmıştım. Bunun gerçek hayatta nasılsa yapamayacağımı düşünerek yapmıştım.Neyse günü geldi, tatile çıktık. Onlar kendi arabalarıyla, biz kendi arabamızla yola çıktık. Yaklaşık 10 saat sonra kalacağımız yere vardık. Çok güzel bir yerdi ve çok kalabalıktı. Herkes kafasına göre takılıyor, bikiniyle, mayoyla, şortlarla yarı çıplak dolaşıyorlardı. Özcan’ın babasının yazlığına vardığımızda çok büyük ve muhteşem, güzel bir dubleks olduğunu gördük. Adam kendine göre yaptırmış 4 oda iki salon hol mutfak teras falan… Büyülenmiştim adeta, burada iki hafta tatil yapacaktım. Kendi kendime -iyi ki azman var aramızda diye vazgeçmemişiz, iyi ki gelmişiz- diye düşündüm. O gün bütün günü uyuyarak geçirdik. Akşama doğru kalktık, Aysun’la güzel bir kahvaltı hazırladık ve eşlerimizi çağırdık. Ben eşimi uyandırırken aletini elime aldım, sıkarak uyandırdım. Bu şekilde bayılıyor uyanmaya… O akşam başka bir iştahla avuçluyordum aletini… Öpücükler kondurarak, “Çok güzel bir ev… İyi ki gelmişiz sevgilim… Seni çok seviyorum…” diyordum. “Evet çok güzel ama, sen yine de Özcan’a dikkat et olur mu?” dedi. “Bana bak, bütün bir tatil boyunca beni habire böyle uyarmaya devam edersen benim tatilimi zehir edersin. Bir kere söyledin ve ben seni anlıyorum, kıskandığını da biliyorum, seni kıskandıracak bir hareket yaparak senin de tatilini berbat etmek istemem…” dedim ve ekledim “Hem sendeki bu muhteşem yarak varken ben başka bir yarak arar mıyım tatlım? Beni öyle güzel sikiyorsun ki bana fazla bile geliyor…” dedim. Bunları söylerken elimde de oynayıp durduğum penisi vardı. Ben öyle söyleyince birden hızlı bir şekilde ereksiyon olmuştu. Nedendir bilmem, söylediklerim onu heyecanlandırmıştı. Kalktı ve beni öptü “Çok güzel konuştun kız…” dedi. Benim kafam karışmıştı. Acaba neden böyle söyledi? Acaba benim başkasının yarrağından bahsetmemden mi heyecanlanmıştı? Bu soruları kendime sora sora kalktık yataktan.. Ona kısa bir şort çıkardım, kendi ellerimle eşimin pijamasını indirdim. Siki hala dimdikti. Şortunu giydirirken “Niye havalandı bu böyle?” dedim. “Bilmem… Konuşmandan herhalde…”“Çok mu hoşuna gitti?” “Evet… Çok hoşuma gitti… Yaraklı sikişli konuşmana bayıldım…”“O zaman iştahını geceye sakla… Ne kadar hoşuna gittiğini göster bana…” dedim ve aşağıya indik. Kısa bir zaman sonra onlar da indiler. Özcan üzerine sadece kısa bir şort giymişti ve çok dardı, vücuduna yapışmıştı. Sikinin tüm hatları, başının büyüklüğü bile belliydi. Şortunun önünde salatalık gibi bir kabarıklık yatıyordu. Yutkunup içimden -ilk gün bu şekilde gezerse yandık valla- dedim. Eşimin de bozulduğunu görebiliyordum. “Şortun baya güzelmiş… Ben de böyle rahat bir kıyafet almak istiyorum Özcan…” dedi kinayeli bir sesle… Özcan’la karısı Aysun birbirlerine baktılar. Şaşırmışlardı ve eşime, “Ya Akıncım, çok özür dilerim. Sizi aileden kabul ettiğimiz için rahattım. Size ters geldiyse değiştireyim” dedi. Bir an ortamda bir soğukluk oluştu. Eşimi dürttüm çaktırmadan… Tatilimizin ilk anlarında böyle davranmasına gerek yoktu. Adam istediğini giysin, bize ne diye düşünüyordum. Eşim durumu anladı, “Yok, yanlış anladınız beni. Gerçekten hoşuma gitti. Aynısından ben de bir iki tane almak istiyorum. Yemekten sonra alışverişe çıkalım beraber…” diyerek güldü. Bana yan yan bakarak bir de göz kırptı. Anlamak istiyordum ama bir türlü çözemedim ne düşündüğünü…Özcan üstüne bir şey giymemiş, çıplaktı. Atletik vücudunu ilk kez görüyordum. Spor yapıyordu sanırım, taş gibi sert görünen göğsünün üzeri hafif siyahımsı kıllıydı. Geniş omuzları, daracık kaslı kalçaları ile üçgen biçiminde, esmer tenli, kılsız bir bedeni vardı. Bunları kahvaltıda ara sıra kaçamak bakışlarla en ince ayrıntılarına kadar keşfetmiştim. Kahvaltımız bittiğinde eşimle bir ara yalnız kaldık. “Ne demek oluyor bu Akın?” Neden şortu çıkarmasını engelledin? Benim görmem hoşuna mı gidiyor yoksa?” diyerek çıkıştım. “Karıcığım, ben onun nasıl bir pezevenk olduğunu iyi bilirim. Sırf seni delirtmek için yaptığına eminim. Benim sesimin çıkmayacağını zannetti ama onu şaşırttım ve tepkimi gösterdim. Fakat ilk raunt onun… Çünkü ben en azından hazırlıksız yakalandım. Sana direkt olmasa da erkekliğini gösterdi, en azından iriliğini belli etti. Farkında değilmiş gibi yaptı ama ben yemem… Şimdi de ben ondan daha darını alıp onun karısına sikimin hatlarını göstereceğim. Senin suların nasıl aktıysa, onun karısının sularını da ben akıtacağım.” “Saçmalama Akın, nereden çıktı şimdi bu?” “Bebeğim, saklamana gerek yok. Ben seni tanırım. Nasıl şok olmuş gözlerle derin derin baktığını gördüm.” Hakikaten de bakmıştım ama bakmamak elde değildi . “Seni suçlamıyorum. Sakın kızdığımı zannetme… Hatta iş inada bindi kız, sen de göster gösterebildiğin kadar da kudursun köpek… Senin güzelliğini görüp azacak, bir şey de yapamayacak. Gitsin karısını siksin…” “Sen neler söylüyorsun tatlım? Lütfen sakin ol…” “Valla ben çok sakinim hayatım… Seni çok seviyorum bebeğim… Dediklerim yapacak mısın?” Güldüm, evet anlamında başımı salladım. Aslında artık ben de dünden razıydım bunları yapmaya… Ama bunları yaparken kendimi nasıl zaptedecektim? Benim korkum buydu…Neyse o gün alışverişe çıktık ve epey kıyafet aldık. Hem de hepsi de incecik, kısacık, çok dekolte giysilerdi. Hepsini eşimle beğenerek almıştık. Tatile tereddütlü gelmiştim ama artık zevk almaya başlamıştım. Gece odamıza çekildiğimizde mutlulukla birbirimize sarıldık, seviştik.Sabah kalktığımızda eşim yeni taytını giydi, öyle indi kahvaltıya… Müthişti… Eşimin aleti kalın olduğundan iyice belli oluyordu siki…“Oooo, çok yakışmış…” dedi Özcan hiç bozuntuya vermeden ve “Öyle değil mi Aysun?” dedi. Karısı da doğrudan eşimin önüne bakarak güldü,“Evet hayatım, çok yakışmış…” dedi. Yine şaşkınlık içinde kalmıştım. Bunlar nasıl karı koca idi, anlamış değildim. Hiç kıskançlık yoktu bu ailede… Bu durum eşimin hoşuna gitmişti “Beğendiğinize sevindim…” diyerek keyifle oturdu masaya…Bütün gün havuza girdik, denize girdik. Akşam üzeri bir diskoya gitmeye karar verdik, hazırlandık. Ben kısa mini bir etek, üstüne sutyen tipi bustiyer giymiştim. Çok seksiydim. Eşim de bol şortlardan birini giyip gittik. Bizimkilerde de hemen hemen aynı kıyafetler vardı. Dans ve müzik çok güzeldi. İçerisi çok kalabalıktı ve herkes kendinden geçmiş bir şekilde eğleniyordu. Kadehler peş peşe içiliyor, kafalar dumanlanmaya başlıyordu. Özcan’ın bakışları bana karşı değişmişti. Bunu çok iyi anlayabiliyordum. Her seferinde göz göze geliyorduk ve ilk gözlerini kaçıran ben oluyordum. Onu delirtmeliydim. Delirtmemi eşim de istiyordu. Nasılsa eşlerimizin yanında, bu kalabalık ortamda bana dokunamazdı. Eşimle slow bir parça çalarken dansa çıkmıştık. Işıkları azaltmışlar, loş ışıkların altında romantik, mükemmel bir ortam vardı. Biraz sonra hemen karşımızda karısıyla dans eden Özcan’a baktım. Hiç çekinmeden gözünü benden ayırmıyordu. Aysun da kocasının kollarında dans ederken, yan taraftaki iriyarı bir adamı kesiyordu. Özcan bilmiyordu ama, adam ikide bir Aysun’a gülüyor, Aysun da ona gülümsüyordu. Bunlar aile boyu bozuktu. İlk baştan böyle olduklarını bilseydim kesinlikle gelmezdim onlarla… Ama artık mutluydum. Eşim ona baktığımı hissetmiş, “Bakıyor mu sana?” dedi. Anlamamazlıktan gelerek, “Kim bakıyor mu?” dedim. “Kimden bahsettiğimi biliyorsun, Özcan tabi…”“Haa…” diyerek ona döndüm. Ve o an Özcan’a keskin bir bakış attım ve “Evet… Bakıyor… Hem de sikecek gibi…” diyiverdim. Eşim şokla karışık hemen ereksiyon olmuş ve sikinin sertliğini kasığımda hissediyordum. Kollarını belime sımsıkı dolayıp kendine daha da çok çekiyor, sikini bana batırırcasına bastıra bastıra hareket ediyordu. Kulağına üfler gibi, “Neler yapıyorsun sevgilim öyle? Sen bastırdıkça bize dönmüş bakıyor…” “Kim?” “Kim olacak, azgın arkadaşın Özcan…”“Bir daha söyle ne olur…” diyerek kendine bastırıyordu. Bu arada kulak memelerimi de emmeye başlamıştı. Nefesini boynumda hissetmek beni çılgına çevirmişti. “Hadi ne olur, tekrar söyle…” Belli ki benim o şekilde konuşmam hoşuna gidiyordu…“Azgın arkadaşın Özcan… Hem de önü baya belli oluyor…” “Nesi?” “Önü…” diyerek fısıldadım kocama…“Önünde ne var ki?” “Nesi olacak, kalın siki?” “Nesi nesi? Hadi karıcım, söyle, nesi?” “Kalın siki…” dedim tekrar…“Nereden biliyorsun kalın olduğunu?” “Geçen sabah kahvaltıda gelirken taytından belli oluyordu. Nasıl da kıvrılmış yatıyordu içinde…”“Ohhh.. Aman tanrım… Devam et tatlım… Konuş… Devam et…” derken bir yandan da arkadan kalçalarımı elliyordu. “Dur yapma hayatım, Özcan görecek, yapma…”“Görsüün…”“Olur mu? O zaman bana sulanır…”“Sulansın…”“Ama siki kalkar…”“Kalksın… Benimki nasıl kalktıysa onun siki de kalksın…”“Ama siki kalkarsa dayanamaz, yanıma gelir, beni ellemeye kalkar aşkım…” “Ellesin pezevenk… Ellesin de karımın kalçaları nasıl taş gibi sert ve darmış, anlasın…”“Aaaa olur mu? O zaman beni öpmeye de kalkar…” “Öpsün… Hem de emsin dudaklarını… Emsin ki bu kalın dudaklarının nasıl tadı var anlasın…”Artık bütün kozlar elimdeydi. Eşim süre gelen absürd konuşmamazdan deli gibi tahrik olmuş, o an için resmen Özcan’la düzüşmemi istiyordu. Bunu ben de ister olmuştum ama eşimi ve kendimi iyice azdırmalıydım. Partner adayım Özcan zaten azgındı. O elimdeydi. Ben konuştukça eşim beni destekliyordu “Öpsün olur mu kocacım? Özcan beni öperken sulanırım…”“Neyin sulanır? Hadi söyle bebeğim… Hadi söyle…”“Neyim olacak, amım sulanır…”“Ne suyunu içerim o ballı amının…”“Ya Özcan da içmek isterse? “O da içsin… Karımın amının sularını içsin… Amının dilini emsin. Kalın dudaklarını önce yalasın sonra çeksin, ısırsın dişleriyle…“Ay yapma… Sikini amıma sokmaya çalışırsa ne yaparım?” “Soksun karımın amına… Soksun ki am nasıl dar olurmuş, sik nasıl bir am tarafından kavranırmış, daracık am nasıl olurmuş, anlasın…” Artık ben de şiddetle istiyordum, tam zamanıydı, “Evet Akın… Evet sevgilim… Ben de Özcan’ı istiyorum… Hem de deli gibi… Buna sakın karışma olur mu? Hatta ona kendimi öyle siktirmeliyim ki saatlerce amımın içinden çıkmasın… Tamam mı?”“Tamam karıcığım… Nasıl istersen… Nasıl istersen ver ona… O benim arkadaşım… Karımı arkadaşıma siktirmek bana müthiş haz veriyor… Ama ben de görmeliyim, olur mu?” “Olur… Benim anlayışlı kocacım… Olur… ” dedim. “Hem de nasıl olur… Ne güzel olur… Kocamın yanında… Arkadaşı beni düzecek… Biz sikişirken sen bizi izleyeceksin… Ne manzara… İnan, deliririm herhalde zevkten…” “Senin böyle konuşman da beni deli ediyor… Harikasın karıcım…” Elini önüme koydu, eteğimi kaldırdı ve beyaz tanga külotumun kenarından parmaklamaya başladı. Zaten yok denecek kadar ufak olan kilodum göl gibi ıslanmıştı. Loş ışıkta kimse fark etmiyordu, sadece Özcan’dan başka… Sürekli bakıyor, arada sırada sikini düzeltiyordu. Belli ki o da çok fena olmuştu. Ama konuştuklarımızı bilse beni orada sikerdi. Eşime, “Ben Özcan’a buradan frikik vermek, göstermek istesem, kızar mısın aşkım?” dedim. Gözleri parladı, heyecanla,“Hayır, kızmak ne demekmiş, göster… Ne olur göster…” diyordu. “O zaman sen benim arkama geç, kalçalarımı kıvırırken ellerinle kavra… Arada sırada eteklerimi kaldır. Önümü iyice kaldır ki kasıklarımı görsün… Biraz evvel ellerken kenara çektiğin külodumu görsün. Külodun kenarından kabaran bal kutumun dudaklarını görmesini istiyorum…”“Kız sen neler biliyorsun, sen neler söylüyorsun böyle?” “Bu başlangıç sevgilim…” dedim gülümseyerek ve kocama arkamı döndüm. Hafif hareketlenmeye başlayan müzikle beraber ritmi tutturmak için kıvırmam gerekiyordu. Eşim benim dediklerimin aynısını yapıyordu. Ellerinin arasına aldığı kalçalarımı kıvırıp duruyordum. “Şimdi…” dediğimde eşim ellerini aşağıya indiriyor, bacaklarımı okşar gibi yukarı çıkarırken parmaklarının ucuyla mini eteğimi kaldırıyordu. Ben de o anda göbeğimi öne doğru itiyor, tam Özcan’ın göreceği şekilde gösteriyordum. Öyle heyecan duyuyordum ki, amım vıcık vıcıktı. Böyle beş sefer yaptık, tangamı iyice gösterdim. Sonra dönüp eşime sarılarak yüzyüze dansa devam ettik. Az önce arkama değip duran kocamın sertliğini, şimdi önden kasıklarımla dokunarak okşuyordum. Pistin hemen önündeki masamızda oturan ve dimdik benim erotik dansımı izleyen Özcan’ın yanında Aysun yoktu. Nerede diye düşündüm oynayıp dururken… Sonra yine aşk girdabına girip kıvırmaya devam ettim. Eşim, “Yeter artık ayakta duracak halim kalmadı…” dedi. “Hayır, beni bırakma… Ben daha istiyorum… Dans etmek istiyorum…” dedim. Belli ki eşim boşalmıştı ve artık zevki gidince kıvırmaya başlamıştı. “Eğer beni bırakırsan, ben de Özcan’la dans ederim…”“Tamam… Onunla dans et… Zaten az önce gözleriyle siktirdim seni ona… Artık fark etmez…”Boynuna sarıldım sevinçten… İşte bu çok güzeldi… Dansı bırakıp masamıza döndük ve oturduk. Özcan yanımda kıvranıyordu. Birer kadeh daha içki aldık. Artık içtiğim içkiler iyice etkisini göstermeye başlamıştı… Birasını iki yudumda içen eşim kalktı, “Ben bir tuvalete gideyim…” dedi ve gitti. Bir süre Özcan’la konuşmadık. Dans edenleri izleyip tempo tuttum. Sonra Özcan bana dönüp, “Kocanla dansınız çok güzeldi…” dedi. Gülerek,“Sende mi istiyorsun yoksa? Aysun’la dans etseydin sen de…” dedim. “Aysun böyle şeyler yapmasını bilmez ki…”“Ben ne güne buradayım canım? Aysun bir şey demezse tabi…” Özcan’ın gözleri açılmış, heyecanlanmıştı. “Asıl Akın bir şey demezse…” dedi. “Merak etme, böyle şeylere aldırmaz o…” diyerek sinyali verdim. Kalktık, piste çıktık. Hareketli parçalarla dans etmeye başladık. Karşılıklı oynuyorduk ve aramızda yarım metre boşluk vardı.“Akın’la nasıl yaptınsa öyle dans edelim…” diye kulağıma eğildi…“Sen de Akın gibi yap o zaman…”“Ne yaptı Akın?” Gözlerinin içine içine baktım,“Ellerinle kalçalarımı sımsıkı tut. Ben çalkalarken başkasının kucağına gitmesin, senin kucağına düşsün…” Gözleri parladı, elimi tutup döndürdü beni ve sert bir hareketle beni önüne aldı. Az önce kocama yaptığım şeyi şimdi Özcan’a yapıyor, sertleşmiş önüne sürte sürte elleriyle tuttuğu kalçalarımı kıvırıyordum. Özcan eğilip boynuma dudaklarıyla dokundu. İçim titredi. Dönüp boynuna sarıldım, “Özcan…” dedim nefes nefese… Onun da benden kalır yanı yoktu… Kasıklarımız birbirine sürtüyor, önündeki sertlik beni deli ediyordu…. “Seni istiyorum… Senin beni sikmeni istiyorum… Hem de deliler gibi… Hemen burada… O kalın sikinle beni düz… Hem de karının yanında yap beni…” diyerek dudaklarına uzandım. Pistin kalabalığının ortasında salınırken hırsla, şehvetle öpüşüyorduk. Kendime hakim olamıyordum. O da bir yandan dudaklarımı emerken, bir yandan aramızdan soktuğu elini kadınlığıma götürmüş, kabarıklığımı avuçluyordu. Kaymak gibi temizlemiştim amımı tatile gelirken ve Özcanın kollarında olmanın hazzıyla içinden suları akıyordu. Zaten engel çıkarmayan külodumun kenarından parmağını içime soktu, biraz içimde oynatıp çıkardı. Ağzına götürüp parmağındaki ıslaklığımı emdi. Bayılmıştım bu hareketine…“Mmmm… Ne kadar güzel suyun var, bal gibi tatlı…” dedi. Ben de sikini kavramış kalınlığını anlamaya çalışıyordum. Loş ışık altında elimi şortundan içeri sokarak kalkmış sikini avuçladım. Ben onun hiç beklemediği bu hareketi yapınca şaşırdı ve inleyerek,“Çok cesursun hayatım…” dedi. “Öyleyim… Aslında bunu burada yemek isterim ama sabretmeliyim…”Alev gibi yanan sikinin taş gibi olmuş kafası topaç gibi avuçlarımdaydı. Damarlarının zonkladığını hissettiğim siki beni çılgına çeviriyordu. İstekten başım dönmeye ve ağrımaya başlamıştı. Elimle hissetmeye çalıştığım siki eşiminki kadar kalın değildi ama uzundu. Ve onun içime girip eşimin ulaşamadığı yerlere değdiğini hayal ederek zevk dalgalarında yüzüyordum. Bu arada o kadar çok sıkıştım ki acilen tuvalete gitmeliydim. Belime sarılarak tuvalete yöneldik. Tuvalete varana kadar belki de beş altı çift kenarlarda sarmaş dolaş öpüşüyorlardı. Kimse kimseye aldırmıyor, herkes kendi zevkine bakıyordu. Onların arasından sıyrılıp geçmek üzereydik ki, bir de ne göreyim, o öpüşen çiftlerin arasında eşimle Aysun da vardı. Dudak dudağa öpüşüyorlardı. Farkına varmadan ilerleyen Özcan’ın kolundan tutup durdurdum, ona da gösterdim. İkimiz de şaşırmıştık ama hoşumuza da gitmişti. Artık Özcan için de bir sorun yoktu. Masamıza gidip oturduk. Az sonra onlar da geldi, hiç bir şey olmamış gibi oturdular. Saat geç olduğundan kalkıp eve gittik. Eve girdiğimizde Özcan birer kadeh daha içki koydu, bu son içkiyi içtikten sonra yatacaktık. Hiç birimiz konuşmuyorduk. Benim diskoda Özcan’la yaşadığım dakikalar, kocamın yaptıkları, Özcan’ın kalın siki bir türlü aklımdan çıkmıyordu. Bir şeyler yapmalıydım mutlaka… Ayağa kalktım, “Çocuklar…” dedim. Bana bakıyorlar, merakla bekliyorlardı. Aysun’a dönerek, “Biz Özcan’la tuvalete giderken senin Akın’la sarmaş dolaş öpüştüğünüzü gördük…” dedim bir çırpıda… Şaşırdı, utandı… Ben devam ettim, “Utanmana gerek yok arkadaşım… Sen kocamla öpüştüğüne göre onu istiyorsun… Öyle değil mi?” Bir an kocama dönüp baktı, sonra bana… Sesini çıkarmamıştı… Merakla beni dinleyen erkeklere baktım,“Senin onu istediğin kadar ben de Özcan’ı istiyorum… O zaman aramızda bir sorun kalmadı. Sen bu akşam eşime, ben de senin kocana karılık yapalım, olur mu?” Yine kimseden ses çıkmadı. Gittim, yan yana oturan erkeklerin önünde eğildim, Özcan’ın dudağına bir öpücük kondurdum. Sonra kocamın elini tutup kaldırdım, Aysun’un yanına getirdim. Onu da kaldırıp el ele tutuşturdum, “Haydi odanıza…” dedim. Sanki herkes bunu yapmamı bekliyormuş gibi rahatlamıştı. İkisi bir anda ortadan kayboluverdi. Biz ikimiz kalmıştık. Elimi uzattım, Özcan rüyada gibi gelip beni yukarıya, odamıza götürdü. Eşimle iki akşam paylaştığım yatağımı artık yabancı bir vücutla bir orospu gibi paylaşacaktım. Müthiş heyecan basmıştı bana…“Soyun bakalım bebeğim… Seni bu gece öyle bir doyuracağım ki, unutamayacaksın… Yıllardır bu anı bekliyordum… Artık benimsin bebeğim…” diyerek soyunmamı istedi. Ben de bir çırpıda üzerimde ne varsa çıkarıp soyundum. Çırıl çıplak kalınca, “Şu muhteşem vücuda bak… Akın’ın sana neden bu kadar aşık olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum… İnsanın sikmeden boşalası geliyor…” dedi. Ben koltuğa oturdum, bacaklarımı iki kenara koydum. Islanmış, sularımla ışıldayan amımı Özcan’ın gözleri önüne serdim. Parmaklarımla amımı, ıslak dudaklarını okşarken, “Bu am artık senin bu gece… Sana bunu, kendimi, kocamın isteğiyle veriyorum…Bundan hiç pişmanlık duymayacağım, çünkü kocamın giremediği uzanamadığı yerlerime sen uzanacaksın… O uzun sikinle…” dedim. Önümde diz çöküp bacaklarımın arasına girdi. Dilini sürdü. İçini diliyle kolaçan ettikten sonra tıpkı bir sik gibi içime sokmaya başladı. Sert, pütürlü bir dili vardı. Ben artık sıvılarımı zaptedemez olmuştum. Gözlerimi kapattım, zevk girdabında dolaşıyordum. Bir iki derken doğruldu ve şortunu indirdi. Dimdik olmuş muhteşem azman, karşımda, hemen bir karış uzağımdaydı. Damarları çıkmış, kafası tıpkı bir topaç gibi hafif sağa eğik, içine girecek delik arar gibi göbeğine vuruyordu. Ucundaki sıvısına dilimi sürdüm önce… Tadı tatlı sımsıcaktı ve haz veriyordu. Artık erkeğimi, azmanımı, beni deli gibi sikecek adamı bekletmemeliydim. Hoyratça saldırdım sikine… Hızlı hareketlerle yalıyor, emiyordum. Taş kesilmişti, sanki sopa yalıyordum. Artık yerini almalıydı. Sikini dudaklarımdan kurtarıp önümde diz çöktü ve açık olan bacak arama girdi. Adeta bakire bir kız gibi heyecandan titreyerek,“Ne olur yavaş sok… Canımı yakma…” dedim. “Meraklanma sen… Bana bu hazineni verdin ya, ben onu hiç üzmem…” dedi.Yavaş hareketlerle içime girdi ve aynı şekilde yavaş yavaş ileri geri yaparak iyice ıslanmasını sağladı. Ben ıslandıkça o hızlandı… Öyle güzel düzüyordu ki beni… Hiç canımı yakmadan, benim de zevk almamı sağlayarak yapıyordu bu işi… Kısacası kadın ruhundan anlıyordu. Oysa eşim bir dalıyordu içime… Bunu yapmayı marifet sanarak hoyratça sikiyor, defalarca söylememe rağmen bu huyunu devam ettiriyordu. Canım yandığı zaman konsantrem bozuluyor ve zevk almam uzun sürüyordu. Alıncaya kadar da amım dejenere oluyor, bana acı veriyordu. Oysa bu gece partnerim öyle değil… Sanki düz duvarlara tırmandırıyor zevkten… Ben sikinin yavaşça amıma girmesinin verdiği zevkle gözlerimi kapatıp zevk furyasında yüzerken yüz ifademden hereketlerini şekillendiriyordu. Böyle olacağını hiç tahmin etmezdim ama çok mutluydum. Sabaha kadar tam 5 sefer yaptık. Hepsinde büyük bir hazla, titremelerle, ikimiz aynı anda boşaldık. Oysa eşimle yaptığımızda ikiden sonra canım yandığından sikişemiyorduk. Sabah güneş doğarken yatağa serilip kaldık. O gün öğleden sonra kalkabildik yataktan… Duşumu alıp bir şeyler yemek için aşağı indiğimde kocamla Aysun koltukta oturmuş kahve içiyorlardı. Onların da yüzünde gecenin hareketli geçtiği okunuyordu. Doymuş, tatmin olmuş bir görüntüleri vardı. Özcan da indi aşağıya, karısına ve kocama aldırmadan bana sarıldı. Dudaklarımdan öptü. Sonra gidip karısının yanına oturdu, ona da bir günaydın öpücüğü verdi.. Aysun iki erkeğin arasında bana gülümseyerek kahvesini içiyordu. Güzel bir tatil bizi bekliyordu anlaşılan… Şimdiye kadar hiç yaşanmadık şeyler yaşanacaktı…Kısacası korkarak gittiğim tatilde en güzel şekilde sikilerek, hem de kocamın arkadaşı tarafından defalarca düzülerek sevinçle döndüm. Eve döndükten sonra bir daha ilişkiye girmedik… Tatil psikolojisiyle yaşadıklarımızdan sonra birazcık pişmanlık, biraz da kıskançlık hepimizi değiştirdi. Şimdi evimizdeyiz ve kocamla mutluyuz. Onun yanında, her an elimin altında ikinci kocam Özcan bekliyor beni… Şimdilik istemiyorum. İyice azınca vereceğim ona…   Seks hikaye,porno hikaye,kocam hikaye,seksi hikaye,mobil hikaye,

aile kocamı ve arkadasinı seks hikaye. Kocamın yapamadığını yaptı sex hikaye.

sex hikayeleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir